24 saat mutluluk hiç de zor değil

11/09/2011 0

Hayatınızı değerli kılacak birçok şeye sahip olmak sizin elinizde. Mutluluğun hayalini kurun. Küçük detaylarla mucizeler yaratın. Nasıl mı? Hepsi bu yazıda…

FUNDA CEYHAN
Karnım açlıktan zil çalıyor. Gözlerim raflarda, mutfak tezgahında olacak ama, ortada ne raf var ne bir mutfak tezgahı. Yoksunluk belirtileri baş gösteriyor. Açlık mı kötü, mutfak tezgahı olmayan bir evde açlığın çaresinden yoksunluk mu seçemiyorum. Bir fakirin evinde, benzer açlıkları guruldatarak oturuyorum. Kaç kişi olduğumuzun önemi yok. Çokluk burada önemli değil. Paylaşacak yemek yok. Her birimiz, aynı açlığın bitmeyen bereketinde guruldayıp duruyoruz. Bu bir rüya biliyorum ama yine de uyumaya ve neler olacak görmeye çalışıyorum. Uyandığım zaman özenle tasarlanmış mutfağımda, pırıl pırıl cam kaselerin içinde tezgahın üzerinde bekleyenlere koşacağım. Kokular uykudan çağırıyor beni. Bu annemin böreği olmalı. Gitmek lazım şimdi.
Sizin ise kahveniz ya da çayınız elinizde, gazetenizi en sevdiğiniz koltuğunuzda okuyorsunuz. Pazar sabahının keyfini çıkaracağınız her şeyi cuma gününden hazırlamıştınız. Hayatınızı değerli kılacak şeyleri davet ettiniz ve şimdi onların sarmaladığı bir evde pazar geçiriyorsunuz. Bazılarınız da, kışın soğuk günlerine direnen sıcağın buluşturduğu pazar kahvaltısını etmek üzere dostlarınızla dışarıdasınız. Her birinizin için de 24 saat mutluluk sağlayacak bir şeyleri bulabilmenin dedektörleri görev başında. Mekanlar bahane diyesim var ama, yalan söyleyemem size. Bunları hayal ettiğiniz, hayallerinizi kurduğunuz yerler çok önemli.
Bir kahve fincanının içinde yaşamak zor gelir bana. Nergisleri tuttuğum vazo da olmaz. Ayakkabılığın raflarından birine tünesem… Yok… Ben raflarda yaşayamam. Bana koltuk lazım, mutfak lazım, yatak lazım, müzik lazım, pencerelerimden baharın nefesi lazım. Yaşayacağım bir yere, hayallerimi kuracağım yatağımda kış battaniyeme, buna eşlik etmek üzere Bocelli’nin Romanza’sına ihtiyacım var. Beni besleyecek şeyler olmazsa neye dönüşürüm bilemiyorum.
Görüyorum ki, hayatımı değerli kılacak çok şeye sahip olabilirim. Bunları bile bile nasıl dururum onlarsız.
Hayatımın değerini hatırlatacak küçük detaylar ile mucizeler yaratabilirim. Onları duymak ister misiniz?
Onları yaratalım ki, mucize olabilsinler.
Mucizeler bizim için…

BUNLARI DENEYİN
1- Ruhunuzu beslemezseniz, kılıfı olan bedenlere, kıyafetler ve onlar ile barındığınız odalarda öylece duran eşyalara dönüşebilirsiniz. Bir eşya gibi edilgen olmak istemezsiniz değil mi?  Müzik, hayatınızın her anında olmalı. Müzik, yarını bugün yapar. Ruhunuzu müzik ile besleyin. Titreşimleriniz değişsin ve geleceği şekillendirmenin gücünü elinize alın. Müziği değişim ve dönüşüm için kullanın.

2- Bedenlerinizi gösterecek aynalardan uzak durursanız, gerçeklerden uzak kalır ve onları yönetme kabiliyetinizi yitirmeye davetiye çıkarırsınız. Feng Shui uzmanlarının aynaları korkulacak ürünler yapmaya çalışmasına kanmayın. Aynalar ile barışın. Onları kullanmaktan çekinmeyin.

3- Işık, gecenin dostudur. Çalışma hayatının telaşından dolayı çoğumuz evimizi geceleri yaşayabiliyoruz. O halde, geceler ışıkların tatlı nüansları ile süslensin. Işık düzeyini ayarlayabildiğiniz ve ampulleri görmediğiniz aydınlatma sistemleri kurun.

4- Duygusal olaylar ile ilgili hafızanın oluşmasında rol oynayan, beynin önemli bir bölümü olan amigdala, çevre uyarımları ile beslenir.  Sağlıklı bir birikimin oluşması ve korkudan, stresten uzak tepkilerin oluşabilmesi için zaman ve sağlıklı çevre uyarımları gereklidir. Koku, hatırlarımız için son derece önemli bir uyarıcıdır. Yaşadığınız çevrede güzel kokuları kullanmayı unutmayın. Ev veya iş yeri olsun, çevrenizi sevdiğiniz kokular ile besleyin. Mutluluğu deneyimlemeniz için kokunun gücünü kullanın.

5- Dokunmak ve tensel titreşimin paha biçilmez sonuçları vardır. Yaşadığınız mekanlarda seçtiğiniz materyallere dokunmaktan keyif almalısınız. Sadece kolay temizlenecek diye, hiç hoşlanmadığınız bir kumaşı koltuklarınızda kullanmayın. Çevrenizi sadece dokunmaktan hoşlanacaklarınızın oluşturmasını sağlayın ve onlara dokunmayı unutmayın.

6- Sevdiğiniz insanların resimlerini, hayalini kurduğunuz seyahatlere ait güzel fotoğrafları, hayallerinize ait sembolleri içeren resimleri veya aksesuarları çevrenizde bulun-durun. Size sevgiyi hatırlatacak şeyler her zaman yanınızda olsun.

7- Evin mutfağı dışında da yiyecek bulundurabilirsiniz. Sağlıklı küçük atıştırmalar yapabileceğiniz minik kaseleri doldurun ve diğer odalara da yerleştirin.

BUNLARDAN UZAK DURUN!
1- Düzenli karanlığa boyun eğmeyin. Işık her odada olsun. Bu oda çok karanlık demeye devam ediyorsanız, hala bir şey yapmadınız demektir.
2- Rutubet ve buna bağlı kokuların yaratacağı mutsuzluk deneyimlerinden uzak durmak için ilk işiniz, mis kokulu bir evi yaratmak için tüm önlemleri almak olsun. Kötü kokular, sağlığınıza veda kapılarını aralıyor olabilir.
3- Eskileri atın. Eskimiş olduklarını kabul edin. Vedalaşma zamanı geldi artık. Daha ne kadar tutacaksınız?
4- Hatıralarınızı, onları tamamen unutmanız için yaşamadınız. Resimleri mektupları tamamen ulaşılmaz yerlerden kurtarın. Onları, zaman zaman ulaşabileceğiniz yerlere alın.
5- Ara sıra hata yapın. Mükemmel olmaya çalışmayın. Zen bahçelerinde, tüm bahçedeki yapraklar süpürüldükten sonra, ağaçlar hafifçe sallanıp birkaç yaprağın yere düşmesi sağlanır. Doğanın döngüsü ışığınız olsun. Mükemmellik, onu korumayı gerektiren özel bir çabayı sürekli kılmaya zorunlu bırakır. Bu zorundalığın yarattığı  yorgunluk istemediğimiz bir şeydir. Neden yaşayalım ki?

YORUM YAZIN »